Home » Edebiyat, Kitap

Tarık Dursun K. ” KOKULU KENTLER “

29 Nisan 2008 536 views No Comment

Kokulu Kentler

Tarık Dursun K. (wikipedia) yazar kimliğiyle görme fırsatı edindiği Moskova, Leningrad, Üsküp, Kosova gibi kentlerde kültürümüzün izlerini ararken, Gelibolu, Ayvalık, Ordu, Manisa, Ödemiş, Isparta, Denizli, Mardin, Urfa, Van gibi Anadolu kentlerinde ve yörelerinde geleneksel renklerimizin yansımalarını buluyor.

Şiirsel bir tadla okunan Kokulu Kentler, Tarık Dursun K.’nın özel arşivinden derlenmiş bir albümle ayrı bir anlam kazanıyor.

Tarık Dursun K., yazarlık süreci içinde önemli bir yeri olduğunu belirttiği bu kitabında, çeşitli kentlere ilişkin tanıklıklar ve kültürel duyarlığın bu çeşitlilik içindeki ortak yönlerini öne çıkarıyor. Örneğin Moskova’da soğuğun tanımlanamaz kokusu onu etkiliyor öncelikle. Leningrad’da “beyaz geceler”… Bakü’de esen rüzgâr… Üsküp Viyana, Kosova gibi yurt dışında Türk etkisinin hissedildiği ve günümüzde yaşanan dramların yanı sıra, tarihsel mirası yansıtan İstanbul, Edirne, Tekirdağ, Gelibolu, Muğla, Antalya, Mardin, Doğubeyazıt’a aynı duyarlıkla uzanıyor.

Tarık Dursun K., okuru Anadolu’nun Ayvalık, Ordu, Manisa, İzmir, Ödemiş, Isparta, Afyon, Denizli, Urfa gibi yörelerindeyse kimlik değişiminin kendine özgü yenilikleriyle tanıştırıyor, Şiddet ile tavsiye edebileceğim bir yazı dizisi mutlaka göz atmanızda fayda olduğunu düşünüyorum…

Belleğimizi birden harekete geçirerek geçmişi ya da geçmişteki herhangi bir olguyu yeni baştan anımsamamızda kokuların gerçekten bir etkisi var mıdır?

Bana kalırsa, vardır.
Üzerinde yaşadığımız dünya bildiğimiz, bilmediğimiz öylesine çok kokularla dolu ki… Tanımadıklarımızı yadırgarız; tanımaya, o koku aracılığında onu soyuttan somuta indirgemeye çalışırız.

Varolan her şeyin kendine özgü bir kokusunun olduğu söylenir. Doğrudur bu. İnsanı da buna katabilirsiniz; bir insanın kokusu bir başka insanın kokusuyla eş kokuda değildir. Koku seçimindeki titizlik, gerçekten beğeniden çok insanın kendi kokusuyla özdeşleşecek kokunun bulunması çabasından başka nedir ki?

tarikdursunk.jpg

(Kitaptan Alıntı)
Ödemiş ovasının geçmişi, tarih öncesinin Tunç Çağı'na dek uzanırmış. Dionysos dininin kaynağı da yine bu ovayla bu Bozdağ'mış. Dionysos, tanrılar tanrısı Zeus ile haremi Semele'den olmaydı; çiftçiliğin ve bağcılığın koruyucusuydu. Doğduğunda Hermes'in gözetimine verilmişti. Hermes de tutmuş, çocuğu bakıp büyütsünler diyerek Bozdağ'daki kır tanrıları Satyrlere vermişti. Bozdağ, o günlerde en iyi üzüm bağlarına sahipti ve tadına doyum olmaz şaraplar bu bağlardan çıkarılıyordu.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5 out of 5)
Loading ... Loading ...

Bu Makale İle İlgili Dğer Haberlere Göz At...

Albert Einstein Adına Derlediğim Bir Makale. (Yaşam öyküsü)

Leave your response!

Add your comment below, or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.